Sorumluluk Atıfları « Kavramlar
Sorumluluk atıfları, Heider'ın niyet faktörüne dayandırdığı atıflardır. Burada aktörün davranış ya da eylemlerinin, daima bir amaca yönelik olması söz konusudur. Sorumluluk atıflarının ayırdedilmesinde bazı güçlükler mevcuttur. Bunun için, aktörün söz konusu bir durumda başka türlü hareket edebilme imkanının olup olmaması önemli bir kriterdir.
Eğer, aynı durumda başkalarının (tüm makul insanlar) aynı şekilde davranmayacağı veya aktörün dış koşullara karşı durabilme imkanı olduğu varsayılırsa, aktörün, sorumlu/suçlu tutulması beklenir. Ancak bazı yazarlara göre, aktörün sosyal statüsü ve durumla ilgili sosyal normlar da etkili olmaktadır.
Sorumluluk atıfları, yazarlara göre de farklı anlamlar taşımaktadır (Vallerand ve ark. 1994); sorumluluk, bir ürüne ilişkin sorumluluk veya yasal sorumluluk (meşru müdafaa ve geçici delilik durumlarındaki suçlar) ve moral sorumluluk (bir kişinin bir diğer kişinin sorumluluğu konusundaki değer yargısı; örneğin bir evli çiftte erkek veya kadının, eşini, kendi kötü ruh halinden sorumlu tutması veya ayıplama atıfları) gibi farklı anlamlarda alınabilmektedir. Bu nedenle farklı sorumluluk düzeyleri ya da türlerinin ayırdedilmesi yoluna gidilmektedir.
İşlevselcilik « Yaklaşımlar
Yüzyılın başında yapısalcılığa karşı bir tepki olarak doğan işlevselcilik, W. James ve J. Dewey tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre insan zihnini anlamak için, yapısından çok işlevine bakmak gerekir; önemli olan insanın bilinçli deneyimleri ile davranışları arasındaki ilişkiyi keşfetmektir.
Gerçekliğin daha genel ve daha pragmatik bir anlayışını savunan işlevselcilik temel postülasını Darwin'de bulmaktadır. Nasıl ki insanın fiziksel özellikleri, onun idamesini ve çevreye uyumunu sağladıkları ölçüde nesilden nesile geçiyorsa, bu durum insan bilinci için de geçerli olmalıdır. Bu nedenle işlevselciler, zihinsel süreçlerin işlevsel ya da uyumsal rolüyle ilgilenmişlerdir.
İşlevselci psikologlar içebakış yönteminin dışında gözlem ve davranış ölçüm yöntemlerini de kullanmış ve hem insan, hem de hayvan davranışları konusunda bilgi toplayarak psikolojinin bilgi alanını genişletmişlerdir.
Pozitif İzlenim Eğilimi « Kavramlar
İzlenim oluşumu konusunda ortaya atılan (Sears, 1983) bir görüşe göre, insanlar diğerleri hakkında pozitif yargıda bulunma eğilimi göstermektedir, yani hedefe ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar karşılaştırıldığında, olumlu yargıların daha çok olduğu görülmektedir.
Örneğin bir araştırmada öğrencilere, diğer öğretmenlere kıyasla kendi öğretmenlerini değerlendirmeleri söylendiğinde, büyük çoğunluk (%97) öğretmenlerini ortalamanın üstünde görmektedir. Bu olguya 'pozitiflik yanlılığı' da (positivity bias) denmektedir.
oyunlar