Zihniyet « Kavramlar
Zihniyet kavramı, bir toplumda, bireyler arası farklılıklar bir yana bırakıldığında geride kalan istikrarlı psikolojik yapı ve tüm bireylerde ortak olan bir takım inançlar, yargılar ve temsiller bütünü olarak tanımlanabilir; zihniyet, toplum veya kültürlere özgü bir zihinsel yapıdır. Bu yapı bireysel planda, birbiriyle mantık veya inanç bağlarıyla bütünleşmiş entelektüel eğilimler ve fikirler bütünü olarak ortaya çıkmaktadır.
Zihniyet kavramını irdeleyen yazarlara göre (Bouthoul, 1966) zihniyet, bir toplum veya kültürün üyelerinde ortaktır; bir başka deyişle toplum, benzer zihniyete sahip bireyler topluluğudur. Bireyi toplumuna bağlayan en sağlam ve dış etkilere en dirençli bağdır.
Zihniyetlerin bir diğer özelliği son derece istikrarlı ve kalıcı olmalarıdır; zihniyetler, kişilerin isteğine bağlı olarak değiştirilemezler. Öte yandan zihniyet, sosyal yaşamın içselleştirilmiş yoğun bir özü gibidir, insanla dış dünya arasında yer alan bir prizmadır, Kant anlamında insan bilgisinin a priori biçimidir. Nihayet zihniyetler ile kişilerin refleksleri, temel tepkileri arasında bir bağ vardır; bir toplumda yaşamak, onun coşkularını, objelere ilişkin çekim duygularını, nefretlerini paylaşmak demektir, vb.
Zihniyet konusundaki literatür, zihniyet kavramının çerçeveleri (kozmoloji, moral, din, teknik, sosyal yaşamın kategorileri, yani değerler, kutsal inançlar, hiyerarşiler, dostluk ve düşmanlıklar, vb.); zihniyetin içeriği ya da bileşenleri; zihniyet tipleri (dogmatik zihniyet-pozitif zihniyet; ilkel zihniyet-modern zihniyet, vb.) gibi hususlar üstünde odaklaşmaktadır.
Mor « Renklerin Etkileri
Mor, nevrotik duyguları açığa çıkardığı, insanları bilinç altında korkuttuğu tespit edilen bir renk. Birçok intihar vakasında insanların tüm eşyalarının mor olduğu gözlenmiştir.
Ulyses Metaforu « Kavramlar
Homeros destanının kahramanlarından birinin ve James Joyce'un romanının adını taşıyan bu metafor, irade zayıflığı sorununu ifade etmektedir. Ulyses, deniz yolculuğu sırasında, deniz kızlarının çağrısına kapılmamak için kendini gemi direğine bağlatmıştır.
Bu tutum, iradesinin zayıflığına önlem alma tutumudur. Yerine getireceğimizden şüphe duyduğumuz bir vaat konusunda, kendi zayıflıklarımızı öngörerek, dış engellere veya kendi kendimizle angajmanlara (amaçlar saptamak) başvururuz. Modern bir anlayışı yansıtan bu son husus (angajmanlara girme), sorumluluk moralimize uygundur, fakat arzularımızın üstünde çoğu kez, dış koşullar (örneğin sosyal engeller) ve eylemlerin ortak etkisi kadar güçlü bir etkiye sahip değildir.
oyunlar