Psikoterapi Teknikleri « Genel
1- Hekimin Hastaya Karşı Tutumuna Göre:
A: Bastırıcı (Suppressive)
B: Destekleyici (Supportive)
C: Derinlemesine araştırıcı (Explorative)
2- Ruhsal Bozukluk Anlayışı ve Kuramsal Çıkış Noktasına Göre:
A: Psikodinamik temellere dayananlar
a: Freud'un geliştirdiği psikanaliz yahut uyarlamaları
b: Freud'dan yöntemce pek ayrılık göstermeyen ancak kuramsal ayrılıklar içeren analiz okulları (Jung, Adler, Rank, Horney, Sullivan...)
c: Psikanalitik nesne ilişkileri kuramı (Klein, Fairbairn, Kernberg...), psikanalitik benlik psikolojisi (Hartmann, Rapaport, Erikson...), psikanalitik özbenlik (kendilik-self) psikolojisi (Kohut...)
B: Öğrenme ilkelerine dayanan davranışçı psikoterapi türleri: Sistematik duyarsızlaştırma (Sysytematic Disensitisation, Wolpe), alıştırma (exposure), itici koşullama (aversive traning), olumlu pekiştirme ve söndürme (positive reinforcement and extinction) vb.
C: Bilişsel psikopatoloji bilgi işlemleme (information processing), sosyal psikoloji ilkelerine dayananlar (Bilişsel sağaltım-cognitive therapy).
D: Varoluşçu (existentional) ve görüngü-bilimsel (phenomenologic) temellere dayananlar, (Binswanger, Minkowski, Frankl, Strauss...)
3- Sağaltım Durumunun Biçimi ve Yapısına Göre
A: Bireysel (individual) psikoterapi
B: Küme (group) psikoterapisi
C: Psikodrama
D: Oyun Psikoterapisi
E: Aile Psikoterapisi
Örtük Kişilik Teorileri « Teoriler
Örtük veya zımni (implicit theory of personality) kişilik teorileri, insanların kendilerinin ve özellikle diğerlerinin kişilikleri hakkındaki görüşlerini ifade etmektedir. Burada teorinin örtük olması demek, açıkça ve biçimsel olarak ifade edilmemiş, ancak doğal olarak böyle anlaşılır olmak demektir (Beauvois, 1984).
Örtük kişilik teorileri, Shweder'in (1977) ifadesiyle, sıradan insanların günlük yaşamlarında kişilik çizgileri planında 'ne neyle birlikte gider' ya da 'hangi kişilik özellikleri birlikte bulunur' konusundaki fikirlerdir. Örneğin erkeksilik çizgisinin, zekayla değil, fiziksel güç, kararlılık, cesaret veya karakter gücüyle ilişkilendirilmesi gibi. Burada bir kişiyi betimleyen ve birlikte bulunduğu düşünülen çizgiler, bu kişi hakkındaki beklentilerimizden ve tasvirlerimizden kaynaklanmaktadır ve bu teori, hiçbir geçerlik kriterine dayanmamaktadır.
Kısacası bu teorilerde, kişilik, çeşitli kişilik çizgilerinden oluşan bilişsel bir yapı gibi düşünülür ve bu çizgiler arasında bir takım ilişkiler beklenir; yani kişiler hakkında bir yandan birtakım çizgiler repertuvarı geliştirilir, öte yandan bu çizgiler arasında bir takım ilişkiler olduğu varsayılır (Leyens, 1983; Schneider, 1973). Örtük kişilik teorileri, çoğu kez diğer insanlarla paylaşılan ortak görüşlerdir. Bunların paylaşılmış olmaları, onlara bir tür sağlamlık kazandırır ve onların 'doğrulukları' hakkındaki inancımızı pekiştirir.
Kendini Sunma « Kavramlar
Bireyin diğerleri tarafından kendi benlik kavramına uygun ve çoğu kez de olumlu bir şekilde algılanma eğilimini ifade eden kendini sunma ya da benlik sunumu (self-presentation) kavramı, bireyin diğerleri önündeki davranışlarım kontrol etme ve görünümünü ayarlama çabalarını kapsamaktadır. Bu çabalar, hem bireyin kendini sunma amaçlarına ve hem de muhataplarının özelliklerine göre farklılaşmaktadır.
Olumlu izlenim bırakmak esas olmakla birlikte, bu mümkün olamadığında, geçerli bir özür veya mazeret bulunarak, kayıplar en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Bireyin kendini istediği gibi sunabilmesi, büyük ölçüde diğerlerinin onun davranışlarına nasıl tepki vereceklerini kestirebilme ve başka rolleri üstlenebilme kapasitesine bağlıdır.
Benliğin davranışsal yanma işaret eden benlik sunumu, benliğin bilişsel (benlik kavramı) ve duygusal boyutlarına (öz saygı) kıyasla daha az sayıda araştırmaya konu olmuştur. Araştırmalar, genel olarak kendini sunmanın farklı yol ve stratejileri üzerinde odaklaşmakta ve bunun bireyin kendine ilişkin inançlarında değişmelere yol açtığını ortaya koymaktadır.
Kendini sunmada izlenen amaca bağlı olarak, bazı yazarlar, 'stratejik kendini sunma' ve 'otantik kendini sunma' ayrımına gitmektedirler. Birincisinde kendini sunma, izlenim yönetimini esas almakta ve burada, diğerlerinin hakkımızdaki algılarının kontrolü hedeflenmektedir. Bu sunma tarzı, 'kendini uyarlama' kavramına tekabül etmektedir. İkincisinde ise, diğerlerine kendimizi, makyajsız ve rol yapmadan daha iyi anlatmak amaçlanmaktadır.
oyunlar